Merhaba Ziyaretçi
Forumumuza hoşgeldiniz.Sitemizi daha yararlı şekilde kullanabilmek için lütfen kayıt olun veya giriş yapın.

Evleniyoruz..

KraL

Yönetici
Teknik Admin
Katılım
14 Tem 2020
Mesajlar
1,085
Tepkime puanı
20
- Gelin -

Gelinlik

Gelinlik bir bayanın ömrü boyunca giyeceği en özel elbisedir. Kadınların çoğu giyecekleri gelinliğin planlarını yıllar önceden yapmaya başlarlar. Gelinlik seçimi belki yıllar süren bir seçiciliğin eseridir. Sizlere gelinlik seçerken yada gelinlikler hakkında araştırmalar yaparken kullanacağınızı düşündüğümüz öneriler..



Gelinlik Tarihi (1700 'lerden günümüze)

Gelinlikler çok uzun yıllardır düğün törenlerinin vazgeçilmez unsurları arasındadır. Düğün denildiği zaman çoğu kişinin ilk aklına gelen şeylerden biridir. Peki gelinlik ilk olarak kim tarafından düşünülmüş ve giyilmiştir?

Eski Roma'da gelinliklerin rengi sarıydı. Gelinler yine sarı renkte peçe takıyorlardı. Peçe evli ve bekar kadınları ayırt ediyordu. Ortaçağlarda ise gelinliğin rengi üzerinde pek durulmadı. Kumaşın kaliteli ve gösterişli olması daha önemliydi. Herkes en iyi elbiselerini giyiyordu, renk de herkesin kendi tercihine göreydi.

Beyaz gelinlik adetinin yaygınlaşması 16. yüzyılda olmuştur. Bu yıllarda kraliyet ailesi gelinlerinin gümüşi renkte gelinlik giymeleri gelenekti. Kraliçe Viktorya bunu reddetti ve beyaz gelinlik giymekte ısrar etti.

Bundan sonra İngiliz ve Fransız yazarlar, beyaz rengin masumiyetin simgesi olduğu konusunu işlemeye başladılar. O dönem ahlakına göre bekaret evliliğin vazgeçilmez koşulu olduğu için beyaz gelinlik adeti tuttu. Evlenirken beyaz giysi giymek genç kızların bekaretlerini topluma ilan etmelerinin vasıtası oldu.

Gelinlikle ilgili bazı batıl inançlar da var. Bunlara göre gelinin gelinliğini bizzat kendisi dikmesi, damadın düğünden önce gelini gelinlikle görmesi, gelinin gelinliği düğünden önce giymesi uğursuzluk getiriyor.




1759



1785




1816 (Prenses charlottenin gelinligi)




1830



1864




1866




1868



1875





Gelinlik Seçimi

Evlenme hazırlığına başlamış olan gelin adayları için en zor konulardan birisi gelinlik seçimidir. Gelin adayları gelinlik için karar vermeden önce ne tür bir gelinlik seçeceklerini düşünmelidirler. Gelinlik seçimi için ilk ve en önemli kriter sosyal yaşam tarzıdır. Tesettür bir gelinlik türüne veya transparan bir gelinlik türüne bu aşamada karar verilir.

Bundan sonra gelen kriter ise vücut yapınızdır.

Vücut yapınız kilolu ise kilolarınızı daha az gösterecek bir gelinlik türü seçmeye özen göstermelisiniz. Tek parçalı ve robodan şifonlar kilolarınızı saklamakta yardımcı olabilir. Sırtınızın güzelliğine inanıyorsanız sırt dekoltesi ile dikkatleri başka yöne çekebilirsiniz.

Eğer ortalamanın altında bir zayıf bir vücudunuz var ise sizi daha dolgun gösterecek bir gelinlik seçmeniz daha doğru olacaktır.

Omuzlarınız kalçalarınızdan daha dar ise vatkalı gelinlik modelleri tercih edebilirsiziniz. Böylece aradaki farkı görünüm olarak azaltabilirsiniz. İnce kumaşlı gelinlik modelleri yerine daha kalın kumaşlı modelleri seçmekte size yardımcı olacaktır.

Omuzlarınız kalçalarınızdan daha geniş ise üstü düz ve uzun kesimli modelleri tercih etmelisiniz.



Gelinlik Kumaşları


Gelinlik modelinin seçimi kadar doğru kumaş ve doğru terzi seçimi de önemlidir. Beğendiğiniz model, seçtiğiniz terzinin şimdiye kadar denemediği figürler taşıyabilir. Mutlaka işinde usta, gözünüzün tuttuğu birisine diktirmelisiniz. Çünkü bu olmadı yenisini dikkelim diyecek vaktiniz her zaman olmayabilir. Gelinlik fiyatını da belirleyen aslında işçiliğidir. Daha sonra işlemesi ve taşları sonra da kumaşı gelir. İstediğiniz kumaş bazen bulunması zor pahalı bir kumaş ise o zaman kumaş fiyat bazında birinci gelebilir. Şimdi gelinlikte kullanılan kumaşların bir bölümünü tanıyalım.

İPEK ŞANTUK FAY:
Yollu, dokulu bir kumaştır. Gelinliklerin ön yüzünde kullanılan bu kumaş, düz kesimli gelinliklerde klasiklere nazaran daha fazla tercih edilir.

FRANSIZ DANTELİ:
Gelinlikten daha ziyade duvakta kullanılır. Tüm gelinlik modellerinde uygulanabilir.

GÜPÜR: (Kordone dantel) Özellikle yaka, kol ve göğüs bölümlerinde kullanılabilir. Sonbahar ve kış gelinliklerinde tercih edilmektedir.

KORDONE DANTEL: Gelinliğin genelinde kullanılabilen bu nazik kumaş yaz gelinlikleri için tercih edilir.

SATEN: En çok tercih edilen gelinlik kumaşıdır. İpeksi dokusu sayesinde özellikle yaz gelinliklerinde sıkça kullanılır. Her türlü kesime uygun bu kumaş gelinliklerde sıkça kullanılır.

ŞANTUK: İpek dokulu, parlak ve seyrek yapıda bir kumaştır. Gelinliğin hem üst hem de etek kısımlarında tercih edilebilir. İpeksi yapısı nedeniyle her türlü gelinlik modeline uygundur.

ŞİFON: Şeffaf ve ince yapısıyla yaz gelinliklerinde kullanılır. Uçuşan bu romantik kumaş her tip gelinlik için uygundur.

ORGANZA: Şeffaf ve ince yapısı nedeniyle yaz gelinlikleri için ideal bir kumaştır. Gelinliği bütün bedende kullanmak için ideal bir kumaş türüdür. Klasik ve sıra dışı gelinlik modellerinde rahatlıkla kullanılabilir.

TAFTA: Gelinliklerde ve nişanlıklarda yapısı nedeniyle en çok tercih edilen kumaştır. Hem pastel, hem parlak renklere sahip bir kumaştır. Gelinliğin üst ve etek kısmında kullanılabilir. Daha çok kabarık gelinliklerde uygulanır.

TÜL ÜZERİNDE BRODE: (Nakışlı Fransız Danteli) Tül üzerine işlenmiş motifli ince ağ yapılı bir kumaştır. Gelinliğin yaka, göğüs ve kol bölümlerinde kullanılır. Her mevsim gelinlikleri için uygundur.

ZİBERLİN: İpek bir kumaş olup üzerinde dokuları vardır. Fayın daha incesi ve ipek olanıdır. Kuplu gelinliklerde kullanılır.



Tesettürlü Gelinlik


İnanışlarınız gereği tesettürlü gelinlik mi tercih ediyorsunuz? O halde çok şık modeller sizler için de mevcut. Türbanlı gelinlere özel gelinlik modelleri,saç modelleri ve birçok aksesuar vitrinleri süslüyor. Türbanlı gelinliklerde gelinlik ve duvaktaki işlemeler ön plana çıkıyor. Gelinliğinin kumaşı,işlemesi,iyi bir duvak, güzel bir türban modeli ve makyajla türbanlı gelinlerde gözlere hitap ediyor...



Kısa Gelinlikler

Kısa gelinliklerle, gelinliğiniz artık yerleri süpürmeyecek ve çok daha rahat dans edebileceğiniz de gerçek.

Kısa etekli gelinliğin size uygun olduğunu düşünüyorsanız, düğününüzün resmiyet derecesini göz önüne alın. Çok resmi bir düğün için minik bir straplez mini gelinlik uygun kaçmayabilir. Gelinliğin, konukların elbiselerinin gölgesinde kalmaması gerektiğini unutmayın. Bu yüzden kısa gelinliğin gerçekten stil sahibi olması gerekiyor.

Kimler kısa gelinlik giymeli?

Kısa boylu gelinler, onları boğmayan daha kısa bir gelinlikle daha rahat edebilir. Bacaklarına güvenenler ise onları göstermek için daha iyi bir fırsat bulamaz herhalde.



Gelin Saçı

Gelin başı, genel bir saç yapma olayından daha fazlası olduğu için kuaför Salonları "gelin başı" hizmetine özel önem verir. Çünkü her kadın düğün konuklarının o güne dek gördüğü, en güzel gelin olmayı düşler.

Gelin Başı; gelin saçı ve gelin makyajı ile bir bütün olarak gelinin imajını belirler.Gelin adayının güzel yönlerini ortaya çıkarmak, seçtiği kuaförün maharetine bağlıdır.

İstediğiniz gibi olmadığında, "bu olmadı yeniden yapalım" diyebileceğiniz vaktiniz her zaman olmayabilir. Bu sebeple gelin başı ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar her kuaför salonunun harcı değildir. Gelin başı gibi konsept saç yapımları şansa ya da ihtimal hesaplarına bırakılamaz! Kendinizi uzman ellere bıraktığınız sürece bir prenses gibi olacağınıza hiç şüphe yok.

Şunları da göz ardı etmemek gerekir. Genelde gelin adayları asil havasından dolayı topuzu tercih ederler. Uzman ellerde duvağınız veya aksesuarlarla yapılan topuz, gelinliğinizle birlikte muhteşem bir portre yaratır.

İlk başta duvağınızın mı yoksa topuzunuzun mu ön plana çıkmasını istediğinize karar vermeniz gerekmektedir. Tercihinize göre kuaförünüz yüzünüze en çok yakışan modeli uygulayacaktır. Duvağa da takılabilen saç aksesuarları büyüleyici görüntünüzü tamamlayacaktır.

Tabii düğün gününüzden en az bir hafta önce saç provası yaptırmanız gerektiğini hatırlatmaya gerek görmüyoruz. Sakın saç renginizi değiştirmeyi veya başka bir modele geçmeyi son anlara bırakmayın. Düğünden önce saçlarınızı kestirmeyin. Çünkü her cm seçtiğiniz modele göre kuaförünüzün işine yarayacaktır.

Kuaföre giderken , fikrine güvendiğiniz bir arkadaş yada yakınınızdan size katılmasını rica edebilirsiniz.

Ayrıca eğer duvak takmayı düşünüyorsanız, duvağın saça tutturuluş ve çıkartılış yöntemlerini öğrenmeye çalışın. Düğününüzde belli bir saatten sonra rahat dans edebilmek için duvağınızı çıkarmak isteyebilirsiniz. Böylece eğer isterseniz saçınızı bozmaan kolaylıkla çıkarabileceksiniz.



Duvak

Duvak gelinliğin en önemli aksesuvarıdır. Beyaz tül ve dantelden yapılan modeller en çok tercih edilen modellerdir.Duvak gelinlikle ve saç modelinizle uyumlu olmalıdır. Sırt dekoltesi olan bir gelinlikte sırtı kapatan bir duvak olmayacağı gibi, çok gösterişli bir gelinlikte yine gösterişli bir duvak uygun olmayacaktır. Ama sade bir gelinliği ya da sade bir saçı muhteşem bir duvakla tamamlayabilirsiniz.



Gelin Makyajı


Gelin makyajında önemli olan gelini zarif, masum gösterebilmektir. Bundan dolayı gelin makyajı son derece natürel olmalı, sadece gelinin güzelliğini ortaya çıkarmalıdır.

Moda renkler saflığın simgesi beyaz ve pembenin tonları. Gelinlere yapılan makyajda da moda renkler tercih ediliyor. Ayrıca, gelin makyajınızı belirleyen en önemli unsurlar gelinliğin ve saç modelinin yanı sıra düğünün gerçekleşeceği mekandır.Hoş bir kır düğünü planlıyorsanız ve romantik, havalarda uçuşan bir gelinlik giyecekseniz ağır tonlarda uygulayacağınız bir makyaj iyi bir tercih olmayacaktır.

Mükemmel bir makyajın en önemli sırrı pürüzsüz, temiz bir cilde sahip olmaktır. Bu nedenle gelin adayının nikahtan en az bir hafta öncesinde cilt bakımı yaptırması yararlı olacaktır.

Güzel bir gelin makyajının sırları:

*Çok parlak renkler yerine mat tonları kullanın. Yoksa resimlerde pırıl pırıl parlayabilirsiniz!

*Fondöteninizi boyun renginize uyan natürel tonlarda seçmelisiniz.

*Yuvarlak bir yüze sahipseniz allığı, elmacık kemiklerinin altından şafaklara doğru ve şakaklara sürerek daha ince gösterebilirsiniz. Köşeli bir yüzde ise allık, elmacık kemiklerinin üzerine ve çenenin alt-yan sınırına sürülmeli.

*Gözler yüzün en dikkat çekici bölgelerinden biridir. Göz makyajınızı yaparken açık renk farınızı göz kapağına sürdükten sonra, gölge yapacağınız renkte far ile göz kapağının bitiminden kaşa paralel çukurluğa hafifçe sürün.

*Kirpikler... Bakışlarınıza yoğunluk veren dolgun kirpikler için yapışkanlı ve son derece natürel duran takma kirpikler kullanabilirsiniz. Böylece çok daha etkileyici bakışlara sahip olabilirsiniz.

*Dudaklarınızı ön plana çıkarmak istiyorsanız rujunuzu uygun renkte bir dudak kalemi ile ortadan uçlara doğru dudaklarınızı çevreleyin. Dudaklarınız ince ise açık renk rujlar kullanarak dudağınızı daha dolgun gösterebilirsiniz. Aynı şekilde kalın dudaklar da koyu renkli rujla daha ince gösterilebilir. Gelinlerin ruj seçiminde dikkat etmesi gereken özellik ise kalıcılık. Uzmanlar düğün boyunca kalıcılığın sağlanması için rujun altına bir kat pudra sürülmesini tavsiye ediyor. Diğer bir ipucu ise dudaklarda gece boyu canlı bir görünüm için tam dudakların ortasına parlatıcı sürmeleri.

Son olarak gittiğiniz Kuaför ya da güzellik Salonlarının makyaj için kullandıkları ürünlerin kendini ispatlamış markaların makyaj malzemeleri olduğundan emin olunuz.Yüzünüzü işin ehli olmayan kimseye teslim etmeyiniz! Yüzünüze makyaj yapacak elemanın gerçekten bu konuda eğitim aldığından emin olunuz.



Geline Güzellik Önerileri


Makyaj malzemeleriniz ağlama,terleme gibi unsurlar gön önünde bulundurularak suya dayanıklı olmalıdır.

Açık tenli bir gelin iseniz, elmacık kemiklerine beyaz bir gölge, daha koyu tenli gelinseniz, yeni şeftali veya vanilya tonlarında gölgeler size daha yakışacaktır.

Göz kalemini saçınızın renk tonuna uyan bir tonda kullanmanızı öneririz.

Allığınızı asla yanınızdan ayırmayyın.

Dudaklar için biraz daha pastel renkler kullanın ya da daha sade renkleri tercih ederseniz parlatıcı sürmeyi unutmayın. Makyajınızı tazelemek için yanınızda en az bir ruj bulundurun.

Ten renginizin doğal görünmesini istiyorsanız, göğüste ve boynunda, bronzlaştırıcı pudra kullanın böylece teniniz ışıldayacaktır. Dekoltenizde fondoten
kullanmayın, gelinliğinizin leke olabilir.

Dişlerinizi birkaç ay öncesinden bakıma alın. Dişlerinize genel bir tedavi yaptırın, yada iyi bir eczaneden, kaliteli, diş beyazlatma tozu ile kısa vadeli bir çözüm bulabilirsiniz.

Saçlarınıza bakım yaptırın. Düğününüzden önceki hafta saçınıza bir gün ayırın ve profesyonel bir masaj yaptırın.

Makyajınız yapılırken, en iyi ışık doğal ışıktır. Makyajınızı pencerenin önünde yaptırın yada doğal ışık, güneş yoksa, kesinlikle parlak bir ışıkta, mesela halojen lambalar bulun.

Düğününüzden önceki gün yüzünüzde bir kızarıklık veya sivilce belirirse ellerinizi yüzünüzden uzak tutun, sivilceler dokunulmadıklarında daha çabuk geçerler. Geçmezse kapatıcı ile makyözünüz ustalıkla onu kapatacaktır.



Gelin Adayları Makyaja Dikkat!


En mutlu gününüzde güzelliğinize güzellik katmak elinizde...Dikkat etmeniz ve asla atlamamanız gereken bazı noktalar var. Kusursuz bir gelin olabilirsiniz.


TEN

Kapatıcıyla (concealer) fondöten, pürüzsüz ve homojen bir cilt görünümü için gereklidir. Beyaz bir kıyafet giyeceğinizden, kapatıcı tonunu fazla açık seçmeyin, yoksa yüzünüz silikleşebilir. Doğal bir sıcaklık için, ten renginize uyumlu sarı tonlarında fondöten ve pudra seçin.
Düşük yakalı bir gelinlik giyecekseniz, boynunuza da pudra ve allık uygulamayı unutmayın.

GÖZLER

Gözlerinizi belirginleştirmek için açıktan orta koyuluğa kadar olan tonları seçin. Kaş kemiğinin tam altına gelecek şekilde, açık tenliyseniz beyaz, daha koyu tenliyseniz ise kemik rengi gölge uygulayın. Bu efekt gelinliğin beyaz ve genellikle ipeğimsi görüntüsüyle hoş bir bütünlük oluşturur.

Kakao, kum gibi orta renk tonundaki farlar göz kapağı çevresini vurgulayabilecek güzel renklerdir. Son belirginliği gözünüze vermek için alt ve üst göz kapaklarını kahverengi, maun, lacivert veya kömür rengi gibi koyu ve natürel bir tonla gölgeleyin.

Kaşların da belli bir oranda belirginleştirilmiş olması gerekir. Ancak tüm dikkati çekecek kadar değil! Doğal bir görünüm için saç renginize uyumlu bir far rengi seçerek kaş fırçasıyla uygulayın. Kaşlarınızı alıyorsanız, bu işlemin düğün gününden birkaç gün önce yapılması, istenmeyen kırmızılık görüntülerini de önleyecektir.

Bu özel gününüzde mutlaka suya dayanıklı (waterproof) rimel kullanın. Rimeliniz daha uzun ömürlü olacağı gibi bu duygusal gününüzde göz yaşlarınızın güzelliğinizi gölgelememesini de sağlayacaktır. Çok açık tenliyseniz koyu kahverengi rimel kullanın. Aksi taktirde siyah rimel en doğru seçimdir. Rimel uygulamadan önce kirpiklerinizi daha uzun ve gözlerinizi daha büyük göstermek için onları kirpik aparatıyla kıvırın.

YANAKLAR

Sizi sağlıklı gösterecek bir allık rengi seçin: açık tenliyseniz pembe, koyu tenliyseniz roze tonları gibi. Allığınızı yanaklarınızdan elmacık kemiklerinize doğru ve alnınıza uygulayın. Daha canlı görünmek için, sadece elmacık kemiklerinize bir ton açık allık sürün. Allığınızı normalden biraz daha yoğun olacak şekilde uygulayın.
Taze ve parıltılı bir görünüm için yanaklardan yukarı, saç diplerine doğru allık uygulamayı ve bütünde homojen bir görünüm elde etmeyi unutmayın.

DUDAKLAR

Her zaman kullandığınızdan bir-iki ton açık bir ruj seçin. Pembe, roze, erik kurusu tonlar gelinler için idealdir. Normalde kahve veya nötr bir ruj rengi kullanıyorsanız, bunu baz tabakanız olarak kullanın ve bu katın üzerine pembe veya erik kurusu ruju uygulayarak dudaklarınızı canlandırın.

Daha sonra dudak kalemiyle dudak hatlarınızı belirginleştirin.

TIRNAKLAR

Tırnaklarınıza yumuşak tonda bir oje sürün. Üzerine uygulayacağınız parlatıcı da tırnaklarınızın görüntüsünü hoş bir şekilde vurgulayacaktır.



Diyet ve Güzellik

Artık düğüne sayılı gün kaldı.Kuşkusuz her gelin düğün gününde olabildiğince güzel ve formda olmak ister. Heyecanla beklenen o düğün davetinde "çok güzel bir gelin" olarak görünmenin hayali bile insanın kalbinin hızlı çarpmasını sağlıyor.

Sadece hayat tarzınızı değiştirerek,Özel yiyecekler almadan, pahalı diyet kulüplerine katılmadan önce kendi kendinize yapabileceğiniz de bir çok şey var. Neler mi?

Zayıflama diyetlerinde temel ilke, bir yandan alınan enerjinin sınırlandırılması ile besin gereksinimlerinin karşılanması, diğer yandan fiziksel aktivite ile enerji harcanmasının artırılmasıdır. Genel ilkeleri benzer olmakla birlikte, diyet mutlaka "kişiye özel" olarak hazırlanmalıdır.

Sigara, tatlılar, börekler hem cildinizi bozar hem de sağlığınızı.

Suyun içinde saatlerce banyoda kalıyorsunuz Banyonun içine suyu doldurup bir güzel dinlenip rahatladığınız bu anı dünyada hiçbir şeye değiştiremezsiniz değil mi? O zaman size sıcak bir banyonun cildi gevşettiğini, kan dolaşımını yavaşlattığını, selülit için uygun ortam yarattığını, kalbi zayıflattığını hatırlatmamız gerekiyor.Banyodan çıkmadan önce, bacak ve ayaklarınızı soğuk su ile duş yapın. Duşun ne denli yararlı olduğunu anımsatmamıza gerek yok sanırız. İyice dirileştirici güçlendirici olması için, duş yapmaya ılık suyla ayaklarınızdan başlayıp yavaş yavaş bedeninizin yukarısına çıkın. Duşu belkemiğinizde, yukarıdan aşağı gezdirerek sırtınıza tutun. Ve eğer cesarateniz varsa duşunuzu soğuk su (en çok 30 saniye) ile bitirin.

Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Sık ama az yiyin.Atıştıracağınız zamanlarda su için.Buzdolabınızı boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten neden yok olur.

Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz.

Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan uzak durun.

Mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmayacaksınız.

Ayakta hiçbir şey yemeyin.

Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın.

Dışarı çıkın. Günde en az 20 dakika dışarıda oturmaya ya da yürüyüş yapmaya özen gösterin. Çünkü gün ışığı yeme isteğinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor.

Kendinizi çok fazla zorlamayın. Diyet programınızı yaparken 1200 kalorinin altına düşmemeye özen gösterin.

Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın.

Selülitten kurtulmak için doymuş yağ ve karbonhidrat alımını en aza indirin. Su açısından zengin, tuz açısından zayıf beslenin. Protein zengini gıdalar (balık, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta) ödemi önler.Tuz ve tuzlu gıdaları kısıtlayın. Günlük 0,5 gramdan daha fazla tuz almayın, diyet tuzunu tercih edin. Yiyeceklerinizde tuz yerine baharat, limonla tatlandırmalısınız.



Epilasyon

En güzel gününüzde size yardımcı olabilecek bazı epilasyon yöntemlerini buradan inceleyebilirsiniz. Tercih sizin...

Lazer Epilasyon

Lazer epilasyonda üretilen lazer ışını, cilt üzerinden zararsızca geçerek kıl köklerindeki pigmentlere nüfus eder. Kıl kökü tarafından emilen bu enerji, ısıya dönüşerek kıl kökünü tahrip eder. Lazer ışını sadece anajen (aktif) aşamadaki kıl köklerini tahrip ettiği için etkili bir sonuç ancak birkaç seans uygulama sonrasında elde edilmektedir.Lazer Epilasyon konusu teknik ve eğitim gerektiren bir konu olduğundan, uygulamanın muhakkak bu konuda uzman kişilerce yapılması şarttır. Lazer Epilasyon merkezlerini araştırırken sadece fiyatını değil,uygulayacak kişinin uzmanlığını, aletlerin teknolojisini de öğrenmelisiniz.

Elektroliz Epilasyon

Eğer deneyimli kişiler tarafından doğru teknikle yapılırsa her insanda kalıcı epilasyon sağlayan bir yöntemdir.Yöntemin esası ucunda ince bir iğne bulunan kablo ile kıl köküne düşük dozda elektrik vererek kıl kökü hücresini yakarak öldürmektir.Bu nedenle bu yöntem halk arasında ineli epilasyon olarak adlandırılmaktadır

Geçici Epilasyon Yöntemleri

Kılın deri üzerinde kalan bölümünün alınmasıyla yapılan işleme depilasyon,kılın kökünden alınması işlemi ise epilasyon olarak tanımlanmaktadır. Jilet,kıl döken krem ve jeller,elektrikli traş makineleri depilasyon yoluyla kılları temizleyen araçlardır.Bunların etkisi,bir kaç saat ile bir kaç gün arasında değişmektedir.

Ağda,yapışkan bantlar, cımbız,elektrikli epilatörler ise epilasyon sağlayan araç ve yöntemlerdir.Bunların etkinlikleri ise bir kaç günden bir kaç haftaya kadar uzayabilmektedir.



Gelinlere Özel Diyet

Hayatınızın en önemli gününde güzel ve zinde görünmek için kolay bir diyetle forma girebilirsiniz. Düğün telaşının arasında sağlıklı besinler tüketerek zayıflamak hiç bu kadar kolay olmamıştı... Dr. İsmail Ağar, Bugün gazetesine yaptığı açıklamada, gelin adaylarının nasıl zayıflaması gerektiğini anlatıyor:
Dünyaevine girmek için yazın cıvıltısını ve ışıltısını bekleyen çiftler baharla birlikte kır düğünleri, yaz düğünleri için organizasyonlara girişiyor. Eskilerde bu hummalı hazırlık çeyiz, düğün kız isteme koşuşturması arasında yaşanırken şimdilerde gelin ve damat adayları o özel günde damatlık ve gelinliklerinin içinde şık, bakımlı ve güzel görünmek için düğün öncesi ciddi bir hazırlığa giriyor. Kuşkusuz hazırlıkların başında kilo verme ve forma girme çabası geliyor.

Diyete başlamanın tam zamanı

• Önce sağlık. Düğün telaşı stresli, yoğun ve hareketli bir dönemdir. Bu dönemde hızla zayıflamak uğruna sağlıksız zayıflama diyetleriyle kilo vermeye çalışan gelin adayları en özel günlerini riske atacaktır.

• Mevsimsel değişikliklerin, stresin ve yoğun temponun içinde olduğunuzu düşünerek bağışıklık sisteminizin zayıflamasına neden olacak sağlıksız zayıflama diyetlerinden kaçınmalısınız.

• Bunun yerine uyku düzeninden, egzersize, vitamin alımına kadar her yönüyle desteklenmiş yöntemler uygulamanız gerekecektir.

• Özellikle çalışan genç hanımların daha da dikkatli olması gerektiğini unutmayın. Düğün alışverişiniz, hazırlıklarınız bu sırada rastlanan aksilikler, işlerin zamanında yetişmeyeceği paniği ister istemez sizi ciddi bir baskı altına alacaktır.

• Çelik gibi sağlam sinirler ve tüm günün yoğunluğunu yüklenecek beden sağlığınız için iyi bir kahvaltıyla güne başlamalısınız. Günün en önemli öğünü düşük gisemik indeksi düşük besinlerden oluşan bir öğün olmasını tercih edin. Yine kahvaltıda yavaş sindirilerek kana yavaş karışan kahvaltı, bütün gün boyunca benzininiz olacaktır.

Şeker yerine ne koyacaksınız?

• Unutmayın ki şeker bir alışkanlıktır. Ne kadar çok yerseniz daha çok istersiniz.

• Şekerli içecekler yerine: Bitki çayları, su, yağsız süt, yapay tatlandırıcılı içecekleri tercih etmelisiniz.

• Tatlı ürünler yerine: Kuru meyve, taze meyveler, keçiboynuzu tatlı krizini önler.

• Bisküvi ve pasta yerine: Havuç, muz, kahvaltı gevrekleri, meyveli gevrekler yiyebilirsiniz.

• Çikolata yerine; haşlanmış mercimek seçebilirsiniz.

Hazır yiyeceklere dikkat!

• Öğün atlamayın. Sık ve az öğünler halinde yiyin. Ara öğünlerde satın aldığınız ürünlerin içeriğindeki tuz ve şeker oranlarına dikkat edin.

• Yani etiket okumayı öğrenin. Etiketlerde sonu OZ ile biten maddeler şekeri anlatır; glukoz, fruktoz, galaktoz gibi.

Tatlı krizine karşı haşlanmış mercimek

• Bu süre içinde tatlı krizleri yaşayabilirsiniz. Stres ve koşuşturma daha çok tatlı isteğinizi arttırabilir. Canınız pastalar, hamurlu tatlılar çekebilir. O anlarda kan şekerinizi yavaş yavaş yükseltecek besinler tercih ederseniz krizi rahat bir şekilde ve kilo almadan geçirebilirsiniz.

• Lif içeriği yüksek besinler glisemik indeksi yüksek dahi olsa aniden yükseltmez bu nedenle tatlı istediğiniz anlarda; muz, havuç, haşlanmış 1 avuç haşlanmış mercimek yiyebilirsiniz.

• Beyaz ekmek ve beyaz unda aynı şekerde olduğu gibi yüksek glisemik indekslidir ve size kilo aldırır. Şimdilik beyaz undan yapılmış ürünleri ve ekmeği hayatınızdan çıkarın yerine tam buğday ekmeği ve esmer pirinç, makarna tercih edin.

Haftada 3 kez lahana zayıflatır

• Lahanadan elde edeceğiniz sebze suyu, lahana çorbası ya da haşlanmış lahana salatası yağ yakımını kolaylaştırır.”



Psikoloji


Evlilik için hazır mıyım? Kiminle evleniyorum? Kadının ve erkeğin psikolojik ihtiyaçları nelerdir? Sorunların üstesinden nasıl gelinir?

Evlilikte problemler genellikle iletişim,taraflarda özgürlüğünü kaybetme güdüsü, kıskançlık ve cinsellik gibi konularda ortaya çıkmaktadır. Bu tür problemler genellikle evli olmanın gereklerini tam olarak kavrayamamış, sağlıklı bir iletişimin nasıl yapılacağını ve desteğin nasıl sağlanacağını öğrenememiş kişilerin ilişkilerinde ortaya çıkar.

İlişkiler hep romantik başlar ve bir süre böyle devam eder ancak çiftler evlilikteki uzun vadeli birlikteliğe ve görevlere hazır değilse bir süre sonra problemler yaşanmaya başlar. Eşlerin ayrı beğenileri ortaya çıktıkça,problemlere ortak çözüm bulamadıkça ve birbirlerinin fikirlerine saygılı olmadıkça eşlerde birbirlerine karşı düş kırıklığına neden olur.Sorun sürekli devam ediyorsa geçimsizlik ve tartışmalar başlayacaktır.

Çalışmalar, evlilik uyumsuzluğu ve ayrılık riskinin, evliliğin erken dönemlerinde daha yüksek olduğunu göstermektedir.Evliliğin böyle durumlarda bir "sınav" döneminde girdiğini düşünebiliriz. Bu tip sorunlara sevgi ve saygıyla eğilinmez ise eşler arasındaki çatışma kaçınılmaz bir hal alır. Eşler evliliklerini sürdürmek istiyorlarsa, birbirlerine saygı ve hoşgörü ile yaklaşmalıdırlar. Birbirlerini anlamaya çalışmalıdırlar.

Birbirlerinden çok farklı sosyokültürel değerlere ve yargılara sahip olan çiftler evlilik sorunları yaşayabilirler. Evlilik dışı iilişkiler, çiftler arasındaki otorite sorunu,ailelerin ilişkiye müdahil olmasıyla oluşacak sorunlar, kıskançlık evliliğe zarar verecektir.

Sorunları önlemek için önerilerimiz; bireylerin birirlerine yeterince zaman ayırmaları ancak zaman zaman kendi arkadaşları ve çevreleri ile de birbirlerinden ayrı zaman geçirebilmeleridir. Çiftleri evlilik dışı iilişkiye iten sebepler iletişim kurarak çözülebilir. İlikide otoriter olmak söz konusu olmamalı. Kimsenin kimseye karşı baskın olmadığı, dostluk çerçevesinde kurulmuş ilişkilerin daha kalıcı olduğu araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır.Çözülebilir sorunlara yoğunlaşmalısınız.Karşınızdakini değiştirmekten kaçınmalı, ortak şeyler bulmaya çalışmalısınız.

Çiftler evliliği boyunca evlilik terapisi alabilir. Bunun için bir sıkıntıda olmanız gerekmez.Evliliklerinde herşey yolunda giden çiftlerde ilişkilerini daha da geliştirmek ya da çıkabilecek sorunları önlemek amacıyla evlilik danışmanlığı almaktadır.



Cinsel Yaşam

Vücudunuzu ne kadar iyi tanırsanız ne kadar zevk alacağınızı o kadar iyi bilirsiniz. Vücudunuzu keşfetmek sağlıklı bir seks hayatının temelini oluşturuyor.

Seks denilince akla her yönüyle doyum geliyor. İlişkilerinizde düzenli orgazm olmaya başladığınızda hisleriniz değişecek, kendinize zaman tanıyın ve ön sevişmeden zevk alın. Partnerinizin sizi umursaması, ne yaptığını bilen biri olması önemli.Sizi harekete geçiren her ne ise denemekten çekinmeyin, önemli olan eğlenmek..

Seks hayatının sıkıcılığı birçok erkeğin kadını nasıl doyuma ulaştıracağını bilmemesi ve kadının da isteklerini söylemekten çekinmesidir. İşte bu yüzden konuşabilmek ilişkilerin en önemli yönü.Herkes farklıdır. Yatakta nasıl biri istediğinizi söylemekten asla çekinmeyin.

Seksin bu arada fazla kalorileri yaktığını, cildi güzelleştirdiğini, koku ve tat alma duyularını geliştirdiğini, kalbe-damarlara iyi geldiğini, bağışıklık sisteminizi güçlendirdiğini de göz ardı etmemek gerek.Seks kalp ve damarlar için en iyi egzersizlerden biridir. Düzenli seksin adet dönemlerindeki ağrıları azalttığı da bilinmektedir.



Gerekli Sağlık Kontrolleri ve Önlemleri

Evlilik öncesi sağlık kontrolü çoğu zaman önemsenmemekte ve çiftlerin nikah öncesi tamamlaması gereken sağlık belgeleri formalite bir işlem olarak görülmektedir.Oysa bu kontroller mutlu bir evlilik ve sağlıklı çocuklar için çok önemlidir. Üstelik, günümüzde tıp, hastalıkları ve hastalığa yakalanma riskini belirleyerek etkin korunma ve çözüm yolları üretebiliyor.

Medeni Kanun’un 136. maddesi çiftlerin evlilik için sağlık raporu alması gerektiğini, Hıfzı Sıhha Kanunu’nun 123.124.125. maddeleri de bu raporun
niteliklerini belirliyor. Evlilik öncesi sağlık raporu ve evlilik danışmanlık hizmetleri Sağlık Bakanlığı’nın 2002 yıl 4134 sayılı genelgesine göre sağlık ocakları ve AÇSAP (Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezi) tarafından veriliyor.

Evlenmeden önce yapılacak testler, evliliğin getireceği sağlık risklerine yönelik olmalıdır. Bu riskler ve istenecek testler şunlardır:

I-Bulaşıcı enfeksiyon hastalıkları: Cinsel yolla bulaşan frengi, bel soğukluğu, hepatit B, AIDS, Tüberküloz (verem)

II- Kan Uyuşmazlığı: Kadın Rh (-) Erkek Rh (+) olduğu durumlarda ortaya çıkabilen çocukta kan uyuşmazlığına bağlı kan yıkımı tablosu.

III- Genetik Hastalıklar: Akdeniz anemisi ,renk körlüğü,akraba evliliklerinden kaynaklanan kromozom bozuklukları, metabolik hastalıklar.

IV- Psikiatrik hastalıklar.





Doğum Kontrolün Önemi

Evlenir evlenmez çocuk sahibi olmayı istememek her çiftin en doğal isteğidir. Yaşam şartları ve ekonomik zorluklar göz önünde bulundurulunca çiftler çocuk için birikim yapmak, borçlarını bitirmek, ev ya da araba sahibi olmak ya da hayal ettikleri bir takım eylemleri gerçekleştirmek için çocuk isteklerini ertelemektedir.

Doktorunuzun önerisiyle sizin için en uygun olabilecek yöntemi seçmeli ve benimsemelisiniz. Korunma yöntemi seçimi son derece önemlidir. İstenmeyen gebeliklerle karşılaşmamak için kişiler herzaman kendileri için uygun olan en iyi yöntemi seçmelidir.

Kontrol yöntemlerinin başarılı olabilmesi için kullanan kişinin yaşam biçimine ve kişiliğine uygun olmalıdır.

* Kadının yaşı
* Eğitimi
* Cinsel aktivite durumu
* Genel sağlık durumu
* Gelecekteki çocuk isteği ihtimali
* Sosyal statüsü

gibi etkenler, kontrol yönteminin seçiminde rol oynar.

Evlenmeden önce çiftlerin ilk ilişki öncesi bir jinekoloğa ya da uzmana gidip muayene olmaları , hem gebelikten korunma hem de genital hijyen ve ilk ilişki hakkında danışma almaları sağlık açısından son derecede önem taşımaktadır.



Doğum Kontrol Yöntemleri

Evli çiftlerin istedikleri zaman istedikleri kadar cocuk sahibi olmaları,istemedikleri zaman da bu gebeliklerin önlenmesi aile planlamasının tanımı ve amacıdır.Bu amaç doğrultusunda çeşitli doğum kontrol yöntemleri kullanılmaktadır. Sitemiz bu doğum kontrol yöntemleri için rehber niteliğinde, sizlere yardımcı olmak amacıyla hizmetinizdedir. Çeşitli doğum kontrol yöntemleri arasında kendinize en uygun yöntemi seçmeye çalışın. Terchler her çiftte farklılık gösterdiği gibi bazı korunma yöntemlerinin yan etkiside vardır. Bu yüzden araştırıp en iyisini, size göre en uygununu bulmanızı öneririz.




Doğum Kontrol Yöntemleri Genel Bilgiler

Çiftlerin en büyük korkusu istemedikleri bir zamanda gebeliğin oluşmasıdır. Çünkü gebelik oluştuktan sonra istenmeyen bir gebeliğin devamına izin verecek veya hoş olmasa da bir kürtaj kararı vermek zorunda kalacaklardır. Günümüzde gebelikten korunma yöntemleri çok çeşitlidir ve her gün yeni yöntemler uygulanmaya başlamaktadır. Bu yöntemlere genel bir bakış attığımızda;

* Abstinens (Cinsel ilişkiye girmeme)

Eğer cinsel ilişkiye girmemeyi bir kontrol yöntemi olarak kabul edersek, doğal olarak %100 güvenilir bir metottur.Değişik sebeplerden dolayı (hastalık ,psikolojik sorunlar,seksüel bozukluklar) cinsel ilişkiye girilmediği zaman doğal olarak gebelik oluşma ihtimali de yoktur.

* Doğal korunma yöntemleri

Ø Takvim yöntemi:

Olası yumurtlama gününde 7-10 gün süre ile ilişkiye girmemek ya da bu dönemde bariyer yöntemi kullanarak ek koruma sağlamaktır. Dikkat edilmesi gereken yumurtlama tarihinin olabildiğince tam tespitidir. Bunun için bazal vücut ısısı ölçümleri veya servikal mukus takibi yapmak gerekmektedir. Erkek doğum kontrol yöntemleri takvim yöntemi olarak da değerlendirilebilmektedir.

Ø Geri çekme (Coitus interraptus):

Ülkemizde en çok tercih edilen bu yöntem ,spermin vagina içine değil dışarı boşaltılması mantığına dayanmaktadır.

* Bariyer metodları

Spermin rahim içine geçmesini engelleyerek gebeliğe engel olmaktadırlar.

Ø Erkek prezervatifi:

En çok kullanılan korunma yöntemlerinden biridir.Latex’ ten yapılmış olup ereksiyon halindeki penise (erkeklik organına) vagina ile teması olmadan takılmalıdır.En büyük özelliği cinsel ilişki ile geçen hastalıkları kısmen engellemesidir.

Ø Kadın prezervatifi :

Poliüretandan yapılmış ince bir halka şeklinde olup vaginanın içine yerleştirilir.Tüm vagina iç duvarını ve rahim ağzını örter. Kullanışlı değildir.

Ø Spermisidler:

Jel ,köpük veya fitil şeklinde olup spermleri öldürerek gebeliği engellemektedirler.

Ø Diafragma:

Esnek halka şeklinde olup spermisidler ile birlikte kullanılmaktadırlar. Rahim ağzını kapatır. İlişkiden 3 saat önce yerleştirilmelidir.

Ø Servikal başlık:

Küçük boyutta olup latexten yapılmıştır.Spermisid krem içerip serviks ağzını kapatarak gebeliğe engel olmaktadır.

Ø Kontraseptif sünger:

Yeni bir metod olup ülkemizde bulunmamaktadır. Poliüretandan yapılmış olup spermisid içeren bir süngerdir. İlişki öncesi vaginanın içine yerleştirilir.

Ø Spiral :

İçinde hormon veya bakır içeren plastikten yapılmış bir maddedir. Doktor tarafından yerleştirilir. Spermin geçişini engellemez.Döllenen yumurtanın rahim içine yerleşmesini engeller.

* Hormonal metodlar

Östrojen ve progesteron veya sadece progesteron içerirler.Yumurtlamayı engelleyerek,servikal mukusu kalınlaştırarak veya endometriyumun (rahim içi dokusu) yapısını bozarak gebeliği engellemektedirler.

Ø Doğum kontrol hapları:

Her gün ve önerildiği düzende kadın tarafından ağız yolu ile alınırlar.

Ø 3 aylık iğneler (Depo- Provera ) :

Düzenli olarak 3 ayda bir kalçadan enjeksiyon şeklinde yapılırlar. Sadece progesteron içerirler.

Ø Aylık iğneler (Mesygina) :

Ayda bir düzenli olarak kalçadan yapılırlar. Östrojen ve progesteron içerirler.

Ø Cilt altı implantları:

Ön kol derisi altına yerleştiriler. 3 yıl süre ile progesteron salgılayıp gebeliğe engel olmaktadırlar.

Ø Vajinal halka (Nuva Ring) :

Ülkemizde yoktur. Vajina içine 3 haftalık bir süre için korur,sonra 1 hafta çıkartılır ve bu döngü tekrarlanır. Hormon salgılayarak gebeliğe engel olur.

Ø Doğum kontrol bant’ı ( Evra):

Hormon içerir. Doğum kontrol hapları gibi etki gösterir.Cilde yapıştırılıp 3 hafta sonra çıkartılır.1 hafta ara verilir. Bu arada adet olunur. Aynı döngü devam ettirilir. Ülkemizde yoktur. Amerika’da yaygın kullanılmaktadır.

* Sterilizasyon (kısırlaştırma)

Ø Erkek sterilizasyonu:

Spermleri taşıyan tüpler bağlanır. Vazektomi olarak da bilinmektedir.

Ø Kadın sterilizasyonu:

Doğum sonrası veya istenildiği zaman laparoskopi yada açık ameliyat ile tüpler bağlanarak sperm geçişi engellenir. Tüp ligasyonu olarak da isimlendirilir.Sezaryen sırasında da uygulanabilir.



Evlenmeden Önce Yaptırmanız Gereken Testler


Düğün hazırlıkları, mekan, gelinlik gibi detaylarla uğraşırken, en az düğününüz kadar önemli olan detayları es geçmeyin! Evlenmeden önce yapmanız gereken kan tahlilleri ve gebelik öncesi testleri biliyor musunuz?
Türk Medeni Kanunu'nun 136. maddesine göre, çiftler evlenmeden önce "Evliliğe engel bir durum olmadığını gösteren belgeyi" almak zorundalar. Bu testler arasında kan uyuşmazlığı için bilgi veren kan grupları testi, tam kan sayımı ve Hepatit B, Hepatit C, AİDS testi gibi enfeksiyon hastalıkları testleri bulunuyor.

Bir de gebelik öncesi yapılması gereken testler var. Gebelik öncesi korunmayı bırakmadan önce yapılacak olan ziyaret oldukça önemlidir. Çiftlere danışmanlık verilen bu dönemde sigara, alkol ve diğer zararlı maddelerin kullanımı kısıtlanır. Ailede genetik geçişli bir hastalık olup olmadığı sorgulanır. Varsa buna yönelik testler istenir. Akraba evliliği, ailesel Akdeniz anemisi ve sakat çocuk dokumu varsa buna yönelik incelemeler başlatılır.

Konu çocuk sahibi olmaya geldiğinde karşınıza yaptırmanız gereken birçok test daha çıkar. Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu'na göre çocuk sahibi olmak sorumluluk isteyen bir konu ve böyle düşününce sosyal ve ekonomik olarak bazı beklentilerinizi yoluna koyduktan sonra planlı bir şekilde çocuk sahibi olmayı istemek en doğrusu.

Peki çocuk sahibi olmayı ne kadar geciktirebilirsiniz?
Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişeceği için bu konuda mutlaka hekim yardımı almak önemlidir. Zira her kadının yumurtalık rezervi farklıdır. Yumurtalık rezervi yumurta sayısı ve kalitesini doğrudan etkileyeceği için rezervin bilinmesi önemlidir. Rezerv sayımını tespit etmenin çeşitli yolları vardır. Hastanın hikayesi önem taşır, annesinin teyzesinin adetten kesilme yaşı, adet düzenlerinin öğrenilmesi gerekir. Çünkü ailesinde erken menopoz olan kadının kendisinde de erken menopoz riski vardır.

Ayrıca bazı laboratuar testleri ve ultrasonografide bu konuda yardımcı olur. Adetin üç üncü günü yapılacak bazı kan testleri, ultrasonografi ile yumurtalıkların büyüklükleri ve içerdikleri küçük kist sayısı yumurtalık rezervi konusunda fikir verir. Hekim muayenesi sonrası yumurtalık rezervi konusunda bilgi sahibi olup ne kadar oyalanabileceği sorusuna cevap bulmuş olursunuz.

GEÇ OLMADAN...

İdeal gebelik dönemi hem fiziksel hem de psikolojik olgunluğa erişilen 20 - 30 yaşları arasındadır. Ancak, günümüzde giderek daha fazla kadın gebeliği 30 yaşının sonrasına erteliyor. Bu kararda rol oynayan birçok sosyal faktör vardır: Önce kariyer sahibi olmak, sağlıklı bir ilişkiyi beklemek, ekonomik olarak hayatlarını güvenceye almak ya da evliliğin istenildiğinden emin olmamak gibi.

30 yaşın altındaki kadınlarda her ay gebe kalabilme olasılığı yüzde 20 dolayında iken, 40 yaşın üzerinde bu oran sadece yüzde 5'tir. Normalde bir evlilikte bir yıllık düzenli ilişkiye rağmen gebe kalınmadığı zaman hekime başvurulması önerilir. Oysa 35 yaşın üzerindeki evli çiftler düzenli ilişki kurmalarına rağmen gebe kalamadıkları taktirde hekime başvurmak için altı aydan fazla beklememelidirler.

Yaşla birlikte hem yumurta sayısı, hem de bu yumurtaların kalitesi düştüğünden sperm tarafından döllenebilme yetenekleri azalır. Ayrıca döllenme olsa bile oluşan embriyolarda genetik hastalık riski artar.

Testlerin faydaları...

Genelde evliliğin ilk zamanlarında gebelik ertelenir. Fakat ertelemenin problemlere yol açacağı bazı durumlar vardır. Bunlar belirlenirse gebeliği fazla ertelememeleri önerilir. Bu durumlardan bazıları 35 yaş üzerinde olunması, yumurtalık rezerv azlığı, ileri evre endometriozis, tekrarlayan ve operasyon gerektiren över kistleri veya rahim urlarıdır.

Bazen kadınların yumurtalık rezervi azalır. Bu kadınlarda hormon testi ve ultrasonografi yaptırmak gebelik sürecini erteleme açısından bilgi verirken belirleyici olur.

Sıklığı üreme çağındaki kadınlarda yüzde 5 ile 30 arasında değişen endometriozis (çikolata kisti) hastalığı ise ağrılı adetler, sürekli pelvik ağrı ve varsa ilişki sırasında ağrı ile seyreder. Yumurtalık rezervini azaltan ve tüplerde tahribat yapan yıkıcı bir hastalıktır. İleri evre olanların belirlenmesi gerekir ve bunlarda gebeliğin geciktirilmemesi önerilir.

EVLİLİK ÖNCESi KISIRLIK TESTLERİ

Kadınlarda;

- Adetin ikinci veya üçüncü günü hormonal testler
- Antenatal dönemde yapılması gerekli tiroid fonksiyon testleri
- Hepatit B, hepatit C, Toksoplazma, Kızamıkçık gibi serolojik testler
- Genel kan biyokimyasal analizleri

Erkeklerde;

- Ürolojik muayenenin ardından 3-5 günlük cinsel perhiz sonrası spermiogram.



Gelinin Acil Durum Çantası

Gelinin düğün gecesi törenden önce,tören esnasında ve hatta tören bitince yakınında olması gereken ufak bir çanta.Aklınıza gelmeyen ufak aksaklıklara engel
olmak için yanınızda bulundurmakta yarar var.İşte bu çantada olması gereken şeyler;

*Nikah yüzükleri
*Nikah memurunun cep telefonu numarası
*Para ve küçük takıların takılmasında kullanılabilecek geniş bir kurdele (kırmızı veya beyaz - gelin ve damadın boynuna asılabilir) ve takı kesesi
*Yedek fotoğraf makinesi
*Islak mendil - Selpak mendil
*Makyaj malzemeleriniz ve temizleme mendilleri.
*Bebe pudrası (gelinliğinizde oluşabilecek lekeler için - lekenin üzerine su sürüp pudrayla kaplayabilirsiniz)
*Deodorant - Parfüm
*Yedek tel toka (saçınız bozulursa el yordamıyla toplayabilirsiniz).
*Tükenmez Kalem ve not kağıdı
*Olası söküklere karşı küçük dikiş seti ve çengelli iğne,makas,yedek düğme
*Toplu iğne
*Yedek ayakkabı
*Ağrı kesici,sakinleştirici,yara bandı
*Hijyenik ped
*Mevsimin durumuna göre şemsiye.
*O gece giydiğiniz renkte fazladan bir ince çorap
*Törpü



Gelin İç Giyim


Evlenecek olan gelin adayları için son derece önemli olan gelinlik ve aksesuarlarının seçimi evlilik hazırlıkların da büyük önem arz ediyor.
Gelin adaylarının bir çoğu hazırlıklarını yaparken iç çamaşırlarına özel bir önem verir.Bu özel gecede büyüleyici görünmeyi hangi gelin istemez ki.

Evlenirken nasıl bir iç çamaşırı giyeceğinize karar verebilmek için öncelikle gelinliğinizin modelini seçmiş olmalısınız. Seçtiğiniz gelinlik eğer sırtsız ve askısız straplez türü ise kullanacağımız iç çamaşırı modeli farklı, kapalı bir model ise kullanacağımız iç çamaşırı modeli farklı olacaktır .

İç çamaşırı mutlaka gelinliğin dikilmesi ya da satın alınmasından önce alınmalı ve gelinlik provaları mutlaka törende kullanacağınız iç çamaşırı ile yapılmalıdır.

Bu özel gecede kullanacağınız iç çamaşırları daha özenle seçilmiş olmalıdır.Omuzları açık bir gelinlik için teddie tipi askısız jartiyerli bir body kullanmanız en uygunu olur. Tabi her zaman sutyen, külot ve jartiyerden oluşan "klasik üçlüyü" de tercih edebilir siniz.

Giyim tarzına bakarsanız, iç giyimin ölçüleri dış giyime göre daha önemlidir . İç çamaşırlarının en 'komplike' parçası sutyenler için doğru ölçü daha da önemlidir. Ölçü nüzü bildikten sonra sutyenleri denemeden de almanız mümkün olur.

Sütyenler için basit bir beden bulma yöntemi vardır:

Sütyen cup (bone) ölçüsünü bulmak: Mezuranızı yine sırttan öne doğru, ancak bu kez memelerinizin ucundan (üstünden) geçecek biçimde çevreleyin. Çıkacak olan deger, birinci aşamada elde edilen meme altı çevresi degerinden daha fazla bir uzunluk olacaktir. Bu fark cup ölçüsünü bulmamıza yarar.

Sütyen bedeni ölçüsünü bulmak:

Göğüs çevrenizin ölçüsünü almak için mezurayı memelerinizin altından göğüs kafesine çepeçevre dolayın. Mezuranın göğüslerin altından ve sırtınızda düz, yatay bir çizgi oluşturacak biçimde geçmesine özen gösterin.

Örnegin çevre ölçünüz 76 ise kullanmaniz gereken sütyen 80 beden olmalıdır. Sütyen bedenleri 5 cm'lik birimler halinde yükseldiğinden ana birimi geçen değerlerde bir üst beden alınmalıdır.



Meme altı çevresi - Sütyen bedeni

70 cm. ve altı 70
71 - 75 cm. arası 75
76 - 80 cm. arası 80
81 - 85 cm. arası 85
86 - 90 cm. arası 90
91 - 95 cm. arası 95
96 - 100 cm. arası 100


Sütyen cup (bone) ölçüsünü bulmak
ezuranızı yine sırttan öne doğru, ancak bu kez memelerinizin ucundan (üstünden) geçecek biçimde çevreleyin. Çıkacak olan deger, birinci aşamada elde edilen meme altı çevresi degerinden daha fazla bir uzunluk olacaktir. Bu fark cup ölçüsünü bulmamıza yarar.


Fark - Cup ölçüsü

6.5 cm.den küçükse A
6.5 - 13 cm. arası B
14 - 19.5 cm. arası C
19.5 - 26 cm. arası D
26 cm.den büyükse DD



Sayısal beden - Harfsel beden

34, 36 S
38, 40 M
42, 44 L



Gelin Tacı,Tokası ve Diğer Saç Aksesuarları


Mükemmel bir gelin saçı ancak mükemmel aksesuarlarla tamamlanır.Kuaför konusunda doğru seçim yaptıysanız size aksesuar seçiminde zaten yardımcı olacaktır. Saçlarınız orta boy ise ve romantik ve iddialı bir görüntü yaratmak istiyorsanız ensede toplatacağınız saçlarınızda tüylü aksesuarlar kullanabilirsiniz. Saçlarınız uzunsa ve açık bir model tercih ettiyseniz aralarına çiçekler serpiştirebilir ya da toplu bir modelde taç,toka gibi boncuklu aksesuarlar kulanabilirsiniz. Düğün günlerinde de doğallığı elden bırakmak istemeyenler gelinler aksesuarlarla doğallıklarına şıklık katabilirler. Gelinlerin en güzel ve gözde aksesuarı ise rengarenk çiçekler.Kır düğünlerinde ve yaz düğünlerinde renkli çiçekler ve aykırı modeller daha çok kullanılsa da kapalı mekanlarda veya kış düğünlerinde renkler aynı tonda, modeller klasik çizgidedir



Gelin Ayakkabısı

Gelin ayakkabısı sizi bütün gece rahat ettirecek bir ayakkabı olmalıdır. Genelde, ayakta ,hatta dans ediyor olacağınızı düşünürsek giyerken hareket zorluğu olmayan ve sizi yormayacak bir model seçmelisiniz. Topuklu ayakkabı giymek tabi ki şart değil ama topuklu ayakkabının verdiği havayı diğer hiçbir modelin vermeyeceği kesin olduğu için, topuklu bir modelle törene başlayabilir daha sonra yanınızda getirdiğiniz yedek ayakkabı ile ayağınızdaki modeli değiştirebilirsiniz.Ayakkabınızı asla esner düşüncesiyle almayın. Ayaklarınızın şişme ihtimalini göz ardı etmeyin. Daha önce hiç giymediğiniz bir modeli bu gecede denemeyin.

Bu arada gelin odasında bekar arkadaşlarınız adlarını ayakkabınızın altına yazdırmak için kuyruk olmuşlardır bile. Törenin sonunda ismi silinmiş olan kişilere müjdeyi verebilirsiniz.



Gelin El Çiçeği

Gelin çiçeği... Hem de sadece beyaz değil her renk. Rengarenk buketlerle tamamlanmış muhteşem bir gelin olabilirsiniz.

Buketinizde yer alan çiçeklerden birini duvağınızda veya saçınızda kullanmanız ya da damadın yaka cebinde kullanmak mükemmel bir görüntü yaratacaktır.

Doğru gelin çiçeği seçimi için organizasyon türü, düğün mekanı, gelinlik modeliniz göz önünde bulundurulmalıdır.

Gelinliğiniz kabarıksa bol çiçekli buketler, dar etekli ise daha az çiçekli buketler tercih etmeniz gerekir.
 
Üst Alt